Direncin üç gerçek kaynağı
- İş güvencesi: 'Bu sistem benim yerimi mi alacak?' Cevaplanmadığı sürece her eğitim bu soruyla dinlenir.
- Yetkinlik kaybı: yıllarca emek verilmiş bir uzmanlığın değersizleşmesi korkusu, teknik itirazlar biçiminde dile gelir.
- Sorumluluk belirsizliği: sistem hata yaparsa kimin hesap vereceği yazılı değilse, deneyen kişi tüm riski üstlenmiş olur.
Yöneticinin açıkça cevaplaması gerekenler
Bu üç sorunun cevabı belirsiz bırakıldığında, ekip kendi cevabını üretir ve üretilen cevap her zaman en kötü senaryodur.
Net cevap her zaman iyi haber olmak zorunda değildir. Rol değişecekse bunun açıkça söylenmesi, belirsizliğin sürmesinden daha iyi karşılanır. Güveni bozan şey kötü haber değil, sonradan ortaya çıkan haberdir.
İşe yarayan sıra
- Yükü kaldırarak başla. İlk uygulama, kimsenin sevmediği tekrarlı işte olsun. Direnç, sevilen işe dokunulduğunda en yüksektir.
- Uygulayanı tasarıma al. İşi yapan kişi akışı tasarlayan ekipte yer alsın. Katılan kişi savunur; dışarıda kalan kişi eleştirir.
- Kontrolü insanda bırak. İlk aşamada çıktı öneri olarak sunulsun. Güven, karar yetkisi elde kaldığında daha hızlı kurulur.
- İlk sonucu görünür kıl. Somut ve küçük bir kazanım, kapsamlı bir sunumdan daha ikna edicidir.
Ölçülmesi gereken davranış
Son madde en önemlisidir. Hataların bildirilmediği bir ortamda ölçüm de iyileşme de mümkün değildir.
- Kaç kişi kullanıyor değil, kaç kişi düzenli olarak kendi işinde kullanıyor?
- Hangi görevlerde kullanmayı bıraktılar ve neden?
- Onaylayanlar hangi noktaları düzeltiyor?
- Ekip, sistemin hatasını rahatça bildirebiliyor mu?
Son madde en önemlisidir. Hataların bildirilmediği bir ortamda ölçüm de iyileşme de mümkün değildir.
